8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 57 (GEZEGEN)

GEZEGEN Yayıncılık 8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı 57. Sayfanın (3. Ünite DİN VE HAYAT Ünitemize Hazırlanalım) Soruları ve Cevapları (2020-2021). Tamamı çözümlü.

2020-2021 Eğitim öğretim yılı için Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokullarında okutulan GEZEGEN YAYINCILIK 8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitabı 3. ünite Din ve Hayat Ünitemize Hazırlanalım soruları ve cevapları tamamını çözülmüş olarak aşağıda bulabilirsiniz.

8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Soruları ve Çözümlü Cevapları Sayfa 57. (GEZEGEN Yayıncılık)

3. ÜNİTE

DİN VE HAYAT

ÜNİTEMİZE HAZIRLANALIM

  1. Din, birey ve toplum arasındaki ilişki ile ilgili bir araştırma yaparak sonuçlarının defterinize not ediniz.
    Her insanın fıtratında inanma ihtiyacı vardır. İnsan kendinden daha yüce bir varlığa inanıp ibadet etmek, ahiretin varlığına iman edip o doğrultuda yaşam sürmek istemektedir. Nitekim bu duygu kişinin ümit etmek, güvende hissetmek, huzur bulmak, bu dünyada yaşayamadığı güzellikleri ahiret boyutunda yaşamak gibi isteklerini karşılar. Din bireyi hastalıklar, musibetler gibi zorluklar karşısında güçlü durmayı, ümitvar olmayı, en önemli sığınağın Allah (c.c.)’ın rızasını kazanmak  olduğu duygusunu verir. Ahiret korkusu kişinin yanlış birşey yapmasını engelleyen bir unsurdur. Orada görmek istediği karşılığa göre bu dünyada yaşamını şekillendirir. Toplum ise birarada yaşayan insan topluluğu olduğuna göre din, farklı yapılarda oluşan insan topluluğunun huzur, güven ortamında yaşamasını ister. İnsanların birbirine yardımını esirgemediği, muhtacın gözetildiği, manevi değerlerin ayakta tutulmaya çalışıldığı, sevgi ve saygının hakim olduğu bir toplumda var olmak ister. Sıla-i Rahim denilen akraba ziyaretlerinin unutulmadığı, beş vakit namazın cemaatle (topluca) kılınmasının teşvik edildiği, toplumda birlik ve dayanışmanın sağlanmasını isteyen şekilde kişileri yönlendirir. Kişilerin karşılıklı verdikleri sözlerde de caymadan durmaları gerektiğini iktisadi hayatın güvenirliği için şart koşar. Hırsızlık, faiz, rüşvet gibi haksız kazanç elde etmenin kişiye ve topluma zararlarından bahseder ve yasaklar.
  2. Dinin temel amacının ne olduğu konusunu araştırarak defterinize yazınız.
    Din, insanın manevi dünyasını temizleyip zenginleştirmesine yardımcı olur. İnsanın yüce Allah’a bağlanıp tevekkül etmesi, başka varlıklara  ihtiyacı olmadığı duygusunu verir. Din, insanlararası karşılıklı güven, duyarlı olma, hassas davranma duygularını yerleştirir. Dünyada herşeyin sahibinin Allah olduğunu, bizlerin sadece verilen emanetlere iyi bakmamız gerektiğini belirtir. İnanan insana hem dünya hem de ahiret mutluluğu yaşatır. Kişi Allah’ın rızasını kazanmak için hayatını o doğrultuda düzenlemeye çalışır.
  3. İslamın can, akıl, mal, nesil ve dinin korunmasına yönelik ne gibi emir ve yasaklar getirdiğini araştırınız.
    İslam dini can, akıl, mal, nesil ve dinin korunmasına özen göstermiş ve bunların gerekliliği için bir takım hükümler koymuştur.

    CANIN KORUNMASI: Yaşam hakkı insanların elinden alınmaması gereken en temel haktır. Kimse kimsenin canına bile-isteye kast edemez. Kur-an’da “Haklı bir sebep olmadıkça Allah’ın öldürülmesini haram kıldığı cana kıymayın” denir. Kişi başkasının canına kast edemediği gibi kendi canına da kıyamaz. Yine ÖTENAZİ gibi iyileşmesi imkansız hastalığa yakalanıp kişinin çektiği acılardan kurtulması için yaşamına son vermesi de yasaklanmıştır. İslam canın korunması için gerekli miktarda yemeyi, içmeyi, uyumayı farz kılar. Sağlığı bozan her türlü davranışı yasaklar.

    AKLIN KORUNMASI: İnsanı diğer varlıklardan ayıran en temel özelliği akıl sahibi olmasıdır. Akıl vasıtasıyla iyiyi kötüden ayırabiliriz. Kendi irademizle kararlarımızı verebiliriz. Bu yüzden islam akıl sağlığını korumak için zararlı alışkanlıkları yasaklar. Alkol, uyuşturucu gibi kişinin irade ve düşünme gücünü kısmen ya da tamamen yok olmasını sağlayan illetleri sevmez. Sigara gibi hem bedene hem de aile ekonomisine zarar veren alışkanlıkları yasaklar. Kuran-ı Kerim’de Maide suresinde “Ey iman edenler! (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz” buyurulmuştur.

    MALIN KORUNMASI: İslam da herkesin kabiliyetine göre çalışması, gayri meşru olmayan işler yapması teşvik edilmiş, mal-mülk edinilmesine izin verilmiştir. Kazandığı, her ticari getirisi olan zenginliğin de ihtiyaç sahiplerine zekat olarak verilmesi emredilmiştir. Kazanç elde ederken faizin, karaborsacılığın, yalan yere yeminleşmenin, haksız kazanç elde etmenin yasak olduğunun önemle üstünde durulur. Bakara suresinde 188. ayette belirtildiği gibi “Birbirinizin mallarını haksızlıkla yemeyin ve bile bile günahla insanların mallarından bir bölümünü yemeniz için onları hakimlere aktarmayın” buyurulmuştur.NESLİN KORUNMASI: İnsanların Rabbimizin takdiri gereği erkek ve kadın olarak yaratılması nice hikmetler barındırmaktadır. Bize düşen her iki cinsiyete de saygı gösterip, büyüyen nesillerin insanı insan yapan değerlerle yetiştirilmesidir. Neslin korunmasında ki en önemli nokta evlilik yoluyla kurulan ailedir. Evlilik Peygamberimizin sünneti olmakla beraber, kul olarak sağlıklı ve imanlı nesiller yetiştirmek hepimizin vazifesidir. Yetişen nesillerimizin de anne babaya karşı görev ve sorumluluklarını yerine getirmeleri, onlara ilgi ve alaka göstermeleri önemlidir. Hadis-i Şerif’de “Sizin en hayırlılarınız hanımlarına en iyi davrananızdır” buyurulmuştur. Aile demek güven demek, büyüklerin küçüklere örnek olması demektir.

    DİNİN KORUNMASI: Din, insanlar var oldukça her toplumda var olan bir kavramdır. Kul olarak dinin mesajlarını iyi anlamalı, ona göre hareket etmeliyiz. Bid’at ve hurafelerden uzak sadece Allah’ın buyruklarıyla yaşatılan din korunması gereken dindir. Dinini yaşayan dünyada aziz, ahirette mesud (mutlu) olur. Dinin korunmasını ibadetlerimizi yerine getirerek, yüce yaratıcının varlığını unutmayarak, güzel ahlak sahibi olmaya çalışarak yapabiliriz. Bildiklerimizi başkalarına anlatarak öğrendiklerimizi kalıcı ve faydalı hale getirebiliriz. Mâide suresi 57. ayette belirtildiği gibi: “Ey iman edenler! Sizden önce kendisine kitap verilenlerden dininizi alay ve oyun (konusu) edinenleri ve kafirleri dostlar (veliler) edinmeyin ve eğer inanıyorsanız Allah’tan korkup sakının” buyurulmuştur.

  4. Hz. Yusuf’un (a.s.) hayatı ile ilgili ansiklopedilerden bilgi edininiz.
    Hz. Yusuf, Kur-an’ı Kerim’de adı geçen peygamberlerden olup hikayesi “Ahsenül Kasas (Kıssaların En Güzeli) olarak geçer. Kur-an’ı Kerim’de kıssası bir bütün olarak anlatılmıştır. Hz. Yusuf, Hz. Yakup’un on iki oğlundan biridir ve en düşkün olduğu oğludur. Hz. Yakup’un  bu sevgisi diğer kardeşler arasında kıskançlığa neden olmuştur. Hz. Yusuf bir gün gördüğü rüyasını babasına anlatır. Hz. Yakup ise rüyasını kardeşlerine anlatmamasını, Rabbinin onu seçerek rüyada gördüğü olayların yorumunu ona öğreteceğini söyler. Kıskanç kardeşler Hz. Yusuf’u yanlarına alarak gezintiye çıkacaklarını söylerler. Hz. Yusuf’u içinde su bulunmayan bir kuyunun içine atarlar. Hz.Yusuf’un gömleğine de bir hayvanın kanını sürerek babalarının yanına koşarlar. Kardeşleri Hz. Yusuf’u bir kurdun yediğini söylerler. Baba Hz. Yakup inanmaz fakat anlattıkları karşısında çaresizdir. Yusuf’unun kardeşleri tarafından başına getirilenler onu o kadar üzer ki ağlamaktan gözlerini kaybedecektir. Kuyunun yakınından geçen bir kervan sahibi Hz. Yusuf’u kuyudan çıkartır ve onu Mısır’a köle olarak satmaya götürür. Mısır sarayından bir vezir onu satın alır ve işlerine yardımcı olabileceği  ve evlat edinebileceklerini düşünerek onu hanımıyla tanıştırır. Hz. Yusuf’un  güzelliğinden hanımı çok etkilenir ve ona aşık olur. Onun hakkında kötü planlar kurarak onu odasına davet eder ve Hz. Yusuf’u zor durumda bırakır. Oradan kaçmak isteyen Hz. Yusuf’un gömleğini arkadan çekip yırtar. O sırada odaya giren kocasına, Hz. Yusuf’un ona sarkıntılık ettiğini söyleyerek iftira atar. Vezir bunun üzerine Hz. Yusuf’u zindana attırır. Allah (c.c.), Hz. Yusuf’a rüya yorumlama yeteneği verir ve zindanda birkaç kişinin gördüğü rüyaları yorumlar. O sırada rüya gören Mısır hükümdarı, rüyasını yorumlamak için “Rüya Yorumcusu” olarak tanınan Hz. Yusuf’u sarayına getirtir. Mısır Hükümdarının rüyasına istinaden Hz. Yusuf, “yedi yıl bolluk, yedi yıl kıtlık” olacağını söyler ve bu yorum hükümdarın hoşuna gider. Hz. Yusuf’u ekonomiden sorumlu Maliye Bakanı yapar.  Tahıl almak için Mısır’a giden kardeşlerini tanıyan Hz. Yusuf bir daha ki gelişlerinde yanlarında kardeşleri Bünyamin’i de getirmelerini, o şartla tahıl alabileceklerini söyler ve kardeşler öyle yapar. Bünyamin Hz. Yusuf’un yanına gelince Hz. Yusuf onu diğer kardeşleriyle göndermek istemez. Yalvarıp yakaran kardeşler gözleri görmeyen bir babaları olduğunu,onun bu duruma çok üzüleceğini söyleyince Hz. Yusuf kendini kardeşlerine tanıtır ve gömleğini babasına yollar. Yaklaşan gömlekte Hz. Yusuf’un kokusunu alan Hz. Yakup çok sevinir, oğlunun gömleğini gözlerine sürer ve Allah (c.c.)’ın izniyle gözleri görmeye başlar. Ailece, hep birlikte saraya giderler. Hasretli baba ve oğul birbirine kavuşmuştur.
  5. Kuran-ı Kerim mealinden Asr suresinin anlamını okuyunuz. Sureden çıkarılabilecek mesajları belirleyerek defterinize yazınız.
    Asr suresinde insanı kötü sondan kurtaracak yollar gösterilmiş, salih ameller işleyenlerin hem bu dünyada hem de ahirette mutlu olacakları belirtilmiştir. Zamana yemin edilerek zamanını, ömrünü boşa geçirmiş kimselerin ziyanda olduğundan bahseder. Yararlı iş ve davranışların yapılması gerektiğini, kaybedilen vaktin telafisi olmadığını anlatır. Kısaca;
    -İçten iman etmek
    -Salih amel işlemek
    -Hakkı gözetmek
    -Sabrı öğütlemekten bahseder.

Kaynak: Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 8. Sınıf Ders Kitabı “GEZEGEN Yayıncılık” (2020-2021)

Sevgili öğrenciler ders ve çalışma kitabı cevapları sadece kontrol/örnek olması amaçlı yayınlanmaktadır. Soruları önce kendiniz çözüp daha sonra sitemizden kontrol etmeniz sizler için daha faydalı olacaktır.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.